02262017Pz
Last updatePzt, 20 Şub 2017 11am


Eğitim FATİH ile kurtulur mu?

Devletin en üstünde yer alan kişiler tarafından yapılan açıklamalar FATİH Projesi?nin tarihin en büyük bilişim projelerinden biri olduğuna işaret ediyor. Peki bu proje ülke eğitimini gelişmiş ülkelerle yarışır hale getirir mi? Daha önce deneyenler gerçekten başardı mı?

FATİH Projesi?nin toplam bedelinin 8 milyar lira olarak hesaplandığı Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından açıklandı. Projeye göre, 13 milyon öğrenciye tablet bilgisayar dağıtılacak, 467 bin sınıfa akıllı tahta yerleştirilecek ve 650 bin öğretmen bu teknolojiler eşliğinde eğitim alacak.

Mecliste verilen soru önergesine cevaben FATİH Projesi?nin sadece donanım odaklı olmayacağını belirten Dinçer, proje bileşenleri arasında şunların olduğunu vurguladı:

  • Donanım ve Yazılım Altyapısı Bileşeni,
  • Eğitsel e-İçeriğin Sağlanması ve Yönetilmesi,
  • Öğretim Programlarında Etkin Bilişim Teknolojisi Kullanımı,
  • Derslerde Bilişim Teknolojisi Kullanımı İçin Öğretmenlere Hizmetiçi Eğitim,
  • Bilinçli, Güvenli, Yönetilebilir ve Ölçülebilir Bilişim Teknolojisi,
  • İnternet Kullanımı,

Bu bileşenler, Dinçer?in ifadesiyle FATİH?in temelini oluşturuyor.

Uzaktan erişimli eğitim programı kuruldu ama tabletlerde uzaktan erişim yok

Projenin eğitim ayağını Türksat?ın üstlendiğini biliyoruz. AstroNot ismi verilen eğitim platformu üzerinden, istenen her noktadan öğrencilerin eğitim almasını amaçlayan sistem şu anda www.astronot.com.tr adresinde hizmet veriyor.

Bu noktada da hemen bir soru işareti ortaya çıkıyor. FATİH Projesi?nin pilot uygulaması için alınan tabletlerde 3G bağlantı bulunmuyor. Vodafone Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Hasan Süel, ?Proje kapsamında 3G?siz tabletler ise okul ve ev dışında kullanılamayacak. Bir süre sonra tüketici ihtiyacını karşılayamayacak hale gelecek ve çürümeye terk edilecek? açıklamasında bulundu. Bir operatörün yetkilisinden 3G kullanım talebi duymak elbette şaşırtıcı değil ancak eğitimciler de çocukların kapalı kapılar ardında kalmasından endişe ediyor. Türksat?ın bulut tabanlı eğitim platformu, her yerden erişime açık olmasına rağmen Wi-Fi olmayan noktalardan kullanılamayacak.

Tabletlerdeki yerli üretim payı ne olacak?

Türkiye?nin 16 milyon tablet üretmek için dünyanın önemli markalarını ülkemizde üretim yapması için zorladığını biliyoruz. Zira amaç teknolojinin ülkemizde üretilmesiyle oluşturacağı bilgi, tecrübe ve ekosistemden faydalanmak.

Aslında bu süreçte çok önemli temel hatalar bulunuyor. Şöyle ki, ülkemizde gerçekleştirilmesi istenen tablet üretiminin birçok parçası ne yazık ki yine yurtdışından ülkemize ithal edilecek. Örneğin dokumatik ekranların ülkemizde üretimi yok. Büyük ihtimalle ekranlar Güney Kore ya da Çin?den getirtilerek ülkemizde montajlanacak. Dünyanın en önemli tablet üreticisi Apple da ekranlarını Samsung?tan alıyor.

Sonuç olarak ?ülkemizde tablet üretimi? planının bir montaj fabrikasından öteye geçmesi oldukça zor görünüyor. Buna bakılırsa üretimin Türkiye?de olmasından ziyade en yeni teknolojileri üretebilecek ?bilgi birikimi? gerekiyor. Yani biz bu süreçte ne Güney Kore şirketi Samsung, ne de ABD şirketi Apple ortaya çıkarabiliyoruz.

Ülkemizde tablet üreterek pilot uygulamalar için 4 bin adet dağıtım gerçekleştiren General Mobile?ın dahi önümüzdeki hedefi yerli üretim payını yüzde 30?a çıkarmak. Bu nedenle stratejiyi ?donanım üretimini Türkiye?de gerçekleştirme ısrarı? üzerine kurmak FATİH Projesi?ni ileri taşımayacak.

Android mi, Pardus mu?

Öte yandan, tabletlerin içerisinde yer alacak işletim sistemininin hazırlıkları da pilot uygulamalarda görüldüğü kadarıyla Android olduğu biliniyor. Milyonlarca tablet üretilecek ülkemizde işletim sistemine tamamen hakim olamamamız ve yazılım sektörünün önünü açamamamız büyük bir hayal kırıklığı yaşatabilir. İç piyasanın büyüklüğü ve potansiyeli düşünüldüğünde yerli yazılım kullanılması bu potansiyelin yurt dışındaki üreticiler tarafından sömürülmesinin önüne geçebilir.

Daha önce TÜBİTAK Ulakbim Müdür Vekili Dr. Ahmet Kaplan, FATİH projesi kapsamında kullanılacak akıllı tahtalar ve tabletlerde Pardus?un yer alacağını kaydetti. Ancak henüz Pardus ile ilgili son dönemde yapılmadı. Eğitim alanında kullanılacağı için vereceği Türkçe desteği oldukça önem kazanıyor. Açık kaynak kodlu Pardus?un Türkçe için uygun halde geliştirilmesi TÜBİTAK?ın öncelikleri arasında yer alıyor.

Android kullanımının küreselleşme içerisinde çocukların dünyadaki gelişmeleri takip etmesi açısından etkili olabileceği düşünülebilir. Bu nedenle yerli bir yazılımın kendi içimize kapanmak olduğu sanılabilir. Ancak Pardus işletim sistemli tabletler üzerinde Android uygulamalarının çalışması, eğitim sistemine doğrudan etki edecek ya da sadece Türkçe konuşan kullanıcıları hedefleyen uygulamaların Pardus?a üretilmesi pekâlâ sağlanabilir.

Bu sayede şu anda dünyanın en fazla saldırı alan platformlarından biri haline gelen Android?in güvenlik zafiyetlerinden de kaçınılmış olunur. Ayrıca ülkenin bilgi güvenliği açısından da bakıldığında, Google?ın birçok ülkede izinsiz veri toplayarak soruşturmalara konu edilmiş işletim sistemini ülkenin en önemli projesinin kalbine yerleştirmek çok akılcı görünmüyor.

Sadece donanım eğitime ve ekonomiye etki etmiyor

2007 yılından bu yana dünyanın birçok ülkesinde başlatılan eğitim projelerinde milyonlarca bilgisayar dağıtıldı. Peru?da 225 milyon dolar harcanarak gerçekleştirilen FATİH benzeri projenin sonuçlarını inceleyen Inter-Amerikan Kalkınma Bankası (IDB), öğrencilerin bu projenin ardından matematik ya da dil derslerinde bir gelişme görülmediğini duyurdu. Daha da ötesi, verilen dizüstü bilgisayarların çocukların daha fazla ödevlerini yapmalarını ya da okuma alışkanlıklarını artırmalarını sağlamadığı belirtildi.

Projenin başarılı olmamasının en önemli sebepleri olarak öğretmenlerin yeterince eğitilmemesi, internet erişiminin kısıtlı olması ve yazılımlarının kendilerine ait olmaması gösterildi.

Öyle görünüyor ki bu projelerde sadece donanım yeterli olmuyor.

Eğitimde başarılı ülkelerin sırları neler?

PISA olarak bilinen ve OECD ülkelerindeki 15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı sınavlarda okuma ve bilim sonuçlarında en yüksek ortalamayı, matematikte de Güney Kore?nin ardında kalarak ikinciliği elde eden Finlandiya?nın eğitim sistemini incelemek gerekiyor.

OECD?ye göre Finlandiyalı çocuklar gelişmiş ülkeler arasında sınıfta en az vakit geçiren öğrenci grubunu oluşturuyor. İlk ve orta öğretim birleşik olduğu için yedi yaşında okula başlayan bir öğrenci 13 yaşına kadar okul değiştiremiyor. Yani öğretmenler öğrencileriyle daha uzun süre vakit geçirerek onların tüm gelişimini yakından takip edebiliyor.

Liseye giden öğrencilerin hiçbiri yıl içerisinde sınava tabi tutulmuyor. Yıl sonunda sadece bir kez sınava giren öğrenciler arasında hiçbir karşılaştırma, kıyaslama ya da sıralama oluşturulmuyor.

Tüm okullar devlet tarafından finanse ediliyor. Ülkenin her yerindeki okul aynı seviyede öğrenci yetiştirirken, yine OECD?ye göre, en zayıf öğrenci ile en iyi öğrenci arasındaki farkın en az olduğu ülke de Finlandiya.

OECD ülkeleri arasında PISA?da Fin öğrencilerin başarılı olmasıyla ilgili soruya Finlandiya Eğitim ve Kültür Bakanlığı?nda çalışan eski matematik ve fizik öğretmeni Pasi Sahlberg, ?Biz çocukları nasıl öğrenecekleri öğretiyoruz, nasıl sınavlarda başarılı olacaklarını değil. Bu nedenle PISA pek umrumuzda değil. Bizimle ilgili bir sınav değil bu? ifadelerini kullanıyor (link).

Bu arada Finlandiya?da okula başlama yaşı 7. Bu kararın temelinde çocukların öğrenmeye adapte ancak adapte olacaklarına dair inanç ve oyun yaşlarını tamamladıklarından emin olma ihtiyacı yatıyor. Ülkedeki öğretmenlerin işsiz kalma endişesi ya da parasal sorunları bulunmuyor.

Finlandiya?daki 3 bin 500 okulda görev alan 62 bin öğretmenin tamamı, üniversitelerinde yüksek lisansını tamamlamış ve yüzde 10?luk dilime girmiş kişilerden seçiliyor. Ülkede liseden mezun olan bir öğrenci en az üç dile hakim oluyor ve en az bir enstrüman çalabiliyor.

Finlandiya?daki eğitim sistemiyle şu anda ülkemizde yerleştirilmeye çalışılan eğitim sistemi arasındaki farkların açıkça görüldüğünü düşünüyorum. Finlandiya?nın neredeyse tam tersi uygulamalara gittiğimiz gerçek.

Büyük veri eğitimin kalitesini artırabilir mi?

Tabletler ve akıllı tahtalarla eğitimin kalitesini artırmak elbette mümkün, ancak öncelikle buna uygun bir anlayış ve müfredat gerekiyor.

Amerika Birleşik Devletleri?ndeki bağımsız araştırmalar gerçekleştiren Brookings Enstitüsü?nden Darrell M. West, öğrencilerin eğitim hayatlarındaki gelişimlerini, elde edilecek verilerin bilgisayarlar üzerinde anlamlı hale getirilerek gözlemlemeyi öneriyor. West?e göre, bilgisayar üzerinden testlere tabi tutulan öğrencilerin diğer öğrencilerle karşılaştırması yapılarak öğrencinin eksikleri tespit edilebilirken, gelişim için gerekenleri önermek de mümkün olabilir.

Ancak uzmanlara göre, bu durum öğretmen-öğrenci ilişkisini farklı bir boyuta taşıyarak daha maddeci, sürekli yarıştırılan bireyler ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Görünen o ki 40 yıl önce eğitim sistemine insanın önemi ve değerini yerleştiren Finlandiya, dünyanın birçok ülkesinden daha iyi eğitim verebiliyor. Buna dünyanın süper gücü olarak kabul edilen ABD de dahil.

Yani eğitimde öncelik teknolojinin kullanımı değil, işe yarayacak ve verimi artıracak araçların kullanılmasını temel almak gerekiyor.

FATİH bunu başaracak mı?

FATİH Projesi ise görünen itibariyle yurtdışındaki dev şirketlerin ilgisini çeken, önemli bir potansiyel olarak gördükleri ekonomik bir çabanın ötesine geçemiyor. Zaten 4+4+4 tartışmaları arasında kaybolup giden FATİH Projesi?nden şu sıralar kimse pek bahsetmiyor.

Teknoloji kullanımı iyi bir eğitim sistemi içinde faydalı olabilir. Ancak teknoloji kullanarak iyi bir eğitim sistemine kavuşulacağını düşünmek yeterli değil.

Görünüşe bakılırsa FATİH Projesi, ülkenin ?yani vatandaşların- cebinden çıkarak, çocuklarımızın küresel şirketlerin cihazlarına alışmalarını sağlayacak ekonomik bir aracın ötesine geçemiyor. Bahsini geçirdiğimiz birçok sebep nedeniyle FATİH Projesi ülke ekonomisini ya da eğitimini ileri taşımayı hedeflediğini söylemek zor.

Aslında Hababam Sınıfı?nda Mahmut Hoca?nın söylediği gibi:

?Bir çocuk eline çanta (tablet bilgisayar) verip okula yollamakla, cebine üç beş kuruş para koyup okul köşesine atılmakla eğitilmez.?

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

FACEBOOK'TA TAKİP EDİN